Savaş karşıtı hareketlere baktığımızda, savaşların olduğu süreçlerde ciddi bir gelişme seyri izlediklerini görmekteyiz. En son dünya ölçeğinde en gelişmiş ve de yaygın savaş karşıtlığı eylemini ABD’nin Irak işgali öncesinde gördük. Olası ABD’nin Irak’ı işgaline karşı 15 Şubat 2003 tarihinde dünyanın çeşitli kentlerinde 12 milyon insan sokakları doldurdu. Daha başlamamış bir savaşa karşı bu kitlesellikte bir kalkışmanın başka bir örneği yoktur. Bu kitlesel kalkışma ABD’nin Irak işgaline engel olamadı belki, ancak Nazım Hikmet’in de dediği gibi ‘büyük insanlık’ hala ölmemişti. Aynı tarihte İstanbul Kadıköy’de de 10 bin insan bu savaşa karşıtlık temelinde bir araya gelmişti.
Devamını oku “Türkiye’de Savaş Karşıtı Olmak / Ercan Akyaş*”
Ülkeye barış getirmek için yapılacak şey, münferit gruplara özel statüler ihdas edip cumhuriyetin hukuksal tekliğini daha da parçalamak değil, siyaset alanını eli silahlıların sızamayacağı, sızabilmek için silaha sarılmanın gerekmeyeceği şekilde halkın katılımına açmaktır.
Devamını oku “Askere Siyasetten El Çektirmenin Gerek Şartı / Kadir Cangızbay”
Yakın tarihimizin miladı olan 12 Eylül 1980 askeri darbesi, bir kez daha sorgulanacak toplum vicdanında. Bir kez daha faili Kenan Evren ve çevresi olan generaller cuntasından hesap istenecek. Ama, şöyle soralım: Sadece hesap vermesi gerekenler Evren ve çetesi midir? Ya onları 12 Eylül’e cesaretlendiren, teşvik eden iç ve dış failler? Onlara iktidarları boyunca yardakçılık yapanlar? 12 Eylül düzenini 1982 Anayasası’na geçirerek, bugünkü hayatımıza içselleştirenler? Onlardan hesap sormadan, 12 Eylül yargılanabilir mi?..
Devamını oku “12 Eylül; Masum Değilsiniz Hiçbiriniz!.. / Mustafa Sönmez”
Ergenekon’un ardındaki dinamikler o kadar açık ki birçok sol hareket ilk bakışta doğru bir teşhisle bunun hakim sınıfların iki kampı arasındaki mücadelenin ürünü olduğunu söylüyor. Bizim 2006 sonundan bu yana yaptığımız niteleme, yani yaşananın “burjuvazinin siyasi iç savaşı” olduğu gerçeği, artık düzenin temsilcileri saflarından olsun, soldan olsun, birçok kişi tarafından, mecaz düzeyinde dahi kabul görüyor. Buraya kadar güzel. Ama iş burjuvazinin savaşan iki kampında hangi güçlerin yer aldığının açıklanmasına gelince her şey değişiyor
Devamını oku “Solda Ergenekon Tartışması: Bir Bilanço / Sungur Savran”