Tekel işçisi, kadınıyla erkeğiyle, günlerdir çoluğunun çocuğunun geleceği için kahramanca mücadele ediyor. Ankara’nın buz gibi soğuğuna, polisin biber gazına, tazyikli suyuna, copuna, tekmesine, gaddarlığına rağmen, bu satırlar yazılırken dokuz gündür, kazanılmış haklarına sahip çıkıyor, çalışma hakkına sahip çıkıyor, çocuklarının geleceğine sahip çıkıyor.
Devamını oku “Zalimin Biber Gazı, Tazyikli Suyu, Copu Varsa… / Sungur Savran”
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olan Özgün Akduran “Kadın işçilerin duruşlarının güçlü oluşunun nedenleri işte buralarda yatıyor. Bu kadınlar, bulundukları sosyal çevrelerin koşullarında ücretli işe kavuşma yönünde hiçbir başka beklenti yok iken genç yaşlarda, TEKEL aracılığı ile ücretli işe kavuşmuşlardı” diyor.8 Yüksek lisans tezini TEKEL’in özelleştirilme sürecinin kadın işçilerinin mücadelesini konuştuk.
Devamını oku “Özgün Akduran ile Röportaj: ‘Tekel’in Kadın İşçileri Cevvaldir’ / Başak Turan”
Son birkaç haftadır Avusturya’da tetiklenen ve hızla Avrupa’ya yayılan öğrenci eylemleri bu hafta itibariyle uluslararası niteliğe kavuştu. Bu eylemler yalnızca Avusturya, İtalya, Fransa, İsviçre, Macaristan, Polonya ve Makedonya gibi Avrupa ülkeleriyle sınırlı kalmayıp Amerika, Endonezya ve Bangladeş gibi ülkelere de yayıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinde ve hatta farklı kıtalarında öğrenciler, eşit eğitim koşullarını ve parasız eğitim haklarını savundular. Almanya’da da yankısını bulan bu eylemler dahilinde 17 Kasım günü birçok Alman kentinde öğrenciler üniversite amfilerini işgal ederek taleplerini dile getirdiler. Biz de dün Hessen eyaletine bağlı olan Kassel Üniversitesindeki işgal eylemini gerçekleştiren öğrencileri ziyaret ettik. Öğrencilerin sorunları ve talepleri konusunda onlarla sohbet ettik.
Devamını oku “Dieser Hörsaal ist Besetzt! Bu amfi işgal edilmiştir! / Özgür Genç”
Çocuklar, bizim korkunç gerçeğimiz… Hani onlara bir “milli bayram” armağan eden tek ulus olmakla öğündüğümüz. Hani parmaklarına iğneler batırarak kendi kanlarıyla çizdikleri Türkiye haritasını teslim alırken timsah gözyaşlarına boğulduğumuz. Hani törenlerde, resmigeçitlerde, devlet büyüklerinin karşılanmasında ayazda saatlerce ayakta dikip tir tir titreşirlerken kılımızı kıpırdatmadığımız… Hani asker elbiseleri giydirip şehit cenazelerinde korkudan irileşmiş gözlerle etrafını seyredişlerini tekrar tekrar zoomladığımız… Duygu sömürgelerimiz; gerçekleşmemiş, gerçekleştiremediğimiz düşlerimizin günah tekeleri…
Devamını oku “Ve Uğur, ve Ceylan, ve TMK Mağduru Çocuklar… / Sibel Özbudun”
… Çünkü örgütlenmemiş bir halk, üzerinde oynanabilecek bir hamur gibidir, ama örgütlenmiş bir halk, değerlerini, adaletini korur, kendine saygı duydurur”
Monseñor Oscar Arnulfo Romero, Homilía 2 Mart 1980
Honduras halkının doksan günü aşkın bir süredir devam eden direnişi ve mücadelesi büyük bir sıçrama yaptı. Geçen Salı gününden beri, şehirlerin ana yollarında devam eden kolektif yürüyüşler ve protestolar köylere, mahallelere ve kasabalara kadar genişledi. Protesto ve eylemlerle, köylerde, mahallelerde ve kasabalarda sokakların alınması çok önemlidir, çünkü:
Devamını oku “Honduras’ta Direniş Büyüyor: Otoyolların, Limanların ve Gümrüklerin İşgali / Delfina Bermúdez*”
Ne zaman ki otoriter bir rejim gerçek çöküşünden önceki son krizine yaklaşır çoğu kez gizemli bir kırılma meydana gelir. Birdenbire oyunun sonu olduğunu kavrayıveren insanların korkuları basitçe yatışır. Bu yalnızca rejimin meşruiyetini yitirmesi demek değil ama aynı zamanda, gücü kullanışının şimdi ürküntüye dayalı bir tepki ve hatta iktidarsızlık belirtisi olarak algılanmasıdır. Ryszard Kapuściński, Humeyni devrimini anlattığı Şahların Şahı (Shah of Shahs) yapıtında bu kırılmanın kesin anını ve yerini saptar: Tahran’da bir kavşakta polis tek başına bir göstericiye hareket etmesi için bağırmış, gösterici kımıldamayı reddedince bozum olan memur geri çekilmişti. Birkaç saat içinde bu olayı bütün Tahran duymuştu ve sokak çatışmaları haftalarca sürdüyse de herkes bir biçimde her şeyin bittiğini biliyordu. Şimdi de benzer bir şey mi oluyor?
Devamını oku “Tahran’daki Berlusconi / Slavoj Žižek”
İran’daki seçim darbesi ve onu takiben meydana gelen ayaklanmalar ve seçmenlerin isyanının bastırılması, Batı medyasında Sağdan ve Soldan her türden analizi gündeme getirdi. Genellikle neo-con ideoloji ve gerici görüşlerden esinlenen Sağ, Şah döneminin İran’ının yeniden canlanmasının hayallerini kurmakta, mutsuz İran halkı arasında Amerika ve İsrail yanlısı müttefikler aramakta ve Doğu Avrupa tipi bir kadife devrim beklentisi içine girmektedir. Bu analizler bir esasa dayanmadığından pek de eleştiriye değmez ve bunlardan, İran politikasının ve halkının karmaşık yapısını anlamaya çalışmaları da beklenemez.
Devamını oku “Sol’un İran Üzerindeki Söylem Trajedisi / Saeed Rahnema*”
Otoriter bir rejim nihai krizine ve çözülüşüne yaklaşırken bir kural olarak iki adım mevzu bahistir. Gerçek çöküşten önce gizemli bir kopuş meydana gelir: Bir anda insanlar oyunun sonunun geldiğini fark ederler ve basitçe artık korkmuyorlardır. Sadece rejimin meşruiyetini kaybetmesi söz konusu değildir, güç kullanımının kendisi aciz bir panik reaksiyonu olarak algılanır. Çizgi filmlerdeki klasik sahneyi hepimiz biliriz: Kedi uçurumun kenarına gelir, altında toprak olmadığını göz ardı ederek yürümeye devam eder ve aşağıya baktığı zaman uçurumu fark ederek düşmeye başlar. Rejim otoritesini kaybettiği zaman uçurumun kenarındaki kediye benzer: Düşmesi için aşağıya bakmasını hatırlatmak gerekir…
Devamını oku “İran’da Uçurumun Kenarındaki Kedi Düşecek mi? / Slavoj Zizek”
İran’da muhalefet, seçimlerde hile yapıldığını öne sürüyor. Seçim sonuçları sokak gösterileriyle protesto edilirken, hile suçlamalarına emperyalist güçler de destek veriyor. Bu noktada Venezüella’daki bazı devrimcilerin, İran’daki durumla Bolivarcı devrim koşulları arasında bir paralellik kurduğunu görüyoruz: Venezüella’da, emperyalizmin desteklediği karşıdevrimci oligarşi, devrimin seçim zaferini gölgelemek amacıyla “seçimlerin hileli olduğunu” ileri sürerek sokaklarda kaos yaratmaya çalışmıştı (2004 referandumu, 2006 başkanlık seçimleri, 2007 anayasa referandumu vb. sırasında). Ama böyle bir paralellik gerçeğe denk düşmüyor.
Devamını oku “İran Kitle Hareketiyle Dayanışma / Venezüella Devrimci Marksist Hareketi”