Kendinden emin bir şekilde, “Bankalar kapitalizmin simgesidir, işte bu yüzden de yakılmaları gerekiyor” dedi Atina Üniversitesi Ekonomi ve İşletme Bölümü’nün avlusundaki genç bir çocuk. 15 yaşındaki Alexi Grigoropoulos’un 6 Aralık günü Atina’da bir polis memuru tarafından vurularak öldürülmesiyle Yunanistan’da başlayan isyanın altıncı günüydü ve üniversite bir savaş alanı gibi gözüküyordu. Okulun duvarlarının tamamı devrimci mesajlar içeren slogan ve graffiti’lerle kaplıydı ve çevredeki iki büyük hoparlörden de folk-rock müziğiyle, öğrencilerin üniversite işgaliyle ilgili duyuruları yankılanıyordu.
Devamını oku “Manşetlerin Ötesinde Yunanistan İsyanı / Andres Mourenza”
Sen yanmazsan,
Ben yanmazsam,
Biz yanmazsak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa
(Nazım Hikmet, “Kerem Gibi”)
Dişleriyle korkuyu sıkıca kavramış, uluyorlar: Normale dönün – aptalların şöleni sona erdi. Asimilasyonun dil bilimcileri, bıçak gibi keskin şefkatlerini su yüzüne çıkardılar bile: “Şu birkaç günün karmaşasını unutmaya, anlamaya, değiştirmeye hazırız, ama artık terbiyenizi takının yoksa sosyolojistlerimizi, antropolojistlerimizi, hatta psikiyatristlerimizi üzerinize salacağız! İyi babaların yapacağı gibi, bu duygusal patlamalarınıza kontrollü bir şekilde müsamaha ettik, - şu sıraların, ofislerin, mağaza vitrinlerinin nasıl da ağızları açık, bakakaldıklarına bakın bir! Geri dönüş için zaman gelmiştir, ve bu kutsal göreve itiraz eden herkes sertlikle karşılaşacaktır, sosyalleştirilecektir, akıllandırılacaktır. Kesin emir şehrin üstünde sallanıyor: “Görev yerinde misin?” Demokrasi, sosyal uyum, millî birlik ve leş kokan diğer bütün “büyük” semboller, hastalıklı silahlarını kuşandılar bile.
Devamını oku “Buradayız/Her yerdeyiz/Biz geleceğin resmiyiz!”
Atina yanıyor… Atina yalnız değil; Selanik, Yanya, Patras ve Girit ve hatta Berlin yanıyor. Dünyanın hiçbir itfaiye ekibi, hiçbir kolluk kuvveti Alex’i selamlamak için yaktığımız bu ateşi söndüremeyecek.
Şimdi Yunanistan üniversitelerinde, Yunanistan’ın yoksul sokaklarında bir cenaze kalkıyor. Kalkan cenaze Alex’inki değil. Korkunun cenazesi kalkıyor, suskunluğun ve aymazlığın cenazesi… Yunanistan polisi, Yunan gençlerinin zihnindeki korkaklığı ve suskunluğu vurdu. Ne büyükelçilikler bunun farkında ne de uluslararası haber ajansları.
*Nâzım Hikmet’in şiirinden.
**Genç-Sen MYK üyesi
Devamını oku “Angina pektoris* / Kıvanç Eliaçık**”
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki otuz yıl boyunca, Britanyalı iktisatçı John Maynard Keynes’in görüşleri, Kanada gibi gelişmiş Batılı ülkelerdeki sendikaların entelektüel gıdasını sağladı. Sendikacılar, “sınıf savaşımı beni eğitimli burjuvazinin yanında bulacaktır” diye açıklamış olmasına karşın, Keynes’in görüşlerine olan sempatilerini sürdürdüler. Bu sempati savaş sonrasının aydınlanmış refah kapitalizmini takip eden karanlık neo-liberal çağlarda bile değişmeden sürdü.
*Kanada, Vancouver sendikal eğitim ve örgütlenme uzmanı
Devamını oku “Çözümleri aramak: Emek ve neoliberal kapitalizmin krizi / Ingo Schmidt*”